1. Mü’minin mü’mine en iyi duası nasıl olmalıdır?

Elcevap: Esbab-ı kabul dairesinde olmalı. Çünkü bazı şerâit dahilinde dua makbul olur. Şerâit-i kabulün içtimaı nisbetinde makbuliyeti ziyadeleşir. (şartlar yerine geldiğinde duanın kabul edilme ihtimali artar.)

“Ezcümle (Örneğin), dua edileceği vakit, istiğfar ile mânevî temizlenmeli; sonra, makbul bir dua olan salâvat-ı şerifeyi şefaatçi gibi zikretmeli ve âhirde yine salâvat getirmeli. Çünkü, iki makbul duanın ortasında bir dua makbul olur.

“Hem بِظَهْرِ الْغَيْبِ yani gıyaben ona dua etmek,

Hem hadiste ve Kur’ân’da gelen me’sur dualarla dua etmek; meselâ,

اَللّٰهُمَّ اِنِّى اَسْئَلُكَ الْعَفْوَ وَالْعَافِيَةَ لِى وَلَهُ فِى الدِّينِ وَالدُّنْيَا وَاْلاٰخِرَةِ

رَبَّنَاۤ اٰتِنَا فِى الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِى اْلاٰخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ

gibi câmi dualarla dua etmek

Hem hulûs ve huşû ve huzur-u kalble dua etmek,

Hem namazın sonunda, bilhassa sabah namazından sonra,

Hem mevâki-i mübarekede (mübarek mevkiledre), hususan mescidlerde,

Hem Cumada, hususan saat-i icabede,

Hem şuhur-u selâsede (3 aylarda) , hususan leyâli-i meşhurede (mübarek gecelerde),

Hem Ramazan’da, hususan Leyle-i Kadirde (Kadir gecesinde) dua etmek, kabule karin olması rahmet-i İlâhiyeden kaviyen me’muldür. (Mektubat, 23. Mektup, Said Nursi)

  1. Çok defa dua ediyorum Kabul olmuyor?

..Madem Cenâb-ı Hak Hakîmdir. Biz Ondan isteriz, O da bize cevap verir. Fakat hikmetine göre bizimle muamele eder. Hasta, tabibin hikmetini itham etmemeli. Hasta bal ister; tabib-i hâzık, sıtması için sulfato verir. ‘Tabip beni dinlemedi.’ denilmez. Belki âh ü fizârını dinledi, işitti, cevap da verdi, maksudun iyisini yerine getirdi. (24. Mektup. 1. Zeyl)

…O makbul duanın ya aynen dünyada eseri görünür; veyahut dua olunanın âhiretine ve hayat-ı ebediyesi cihetinde makbul olur. Demek, aynı maksat yerine gelmezse, dua kabul olmadı denilmez, belki daha iyi bir surette kabul edilmiş denilir. (Mektubat, 23. Mektup, Said Nursi)

  1. İnsanlar için  kaç çeşit dua vardır?

“Dördüncü nevi ki, en meşhurudur, bizim duamızdır. Bu da iki kısımdır: Biri fiilî ve hâlî, diğeri kalbî ve kàlîdir…”(23. Söz)

Kavli dua zaten ibadetlerin akabinde yapmış olduğumuz dualardır. Fiili dua ise Allah’ın kainatta koymuş olduğu sebeplere müracaat etmektir. Mesela çocuk sahibi olmak için evlenmek fiili bir duadır. Zengin olmak için çalışmak fiili bir duadır. Topraktan mahsul almak için tarlayı sürmek, sulamak, tohumlamak, ekip biçmek fiili bir duadır vesaire. Şartları ve sebepleri yerine getirilir ise fiili dua da ekseri olarak makbuldür.

4. Duası Makbul Kişiler var mıdır? Kimlerin duası makbuldür?

Cenab’ı Allah Kuran’ı Kerimde;

“Kullarım, sana benden sorarlarsa (onlara söyle): Ben (onlara) yakınım. Dua eden, bana dua ettiği zaman onun duasına karşılık veririm. O hâlde onlar da bana karşılık versinler (benim çağrıma uysunlar), bana inansınlar ki, doğru yolu bulmuş olalar.” (Bakara, 2/186) buyurmaktadır.

“Şüphesiz Rabbim duaları işitendir.” (İbrâhim, 14/39)

Bir hadiste’de Resulullah (S.A.S) Efendimiz “Allah, hayâ sahibidir, çok kerimdir. Bir insan iki elini kaldırıp kendisine dua ettiği zaman, o kalkan iki eli boş çevirmekten hayâ eder” (Tirmizî, De’avât,118” buyurmaktadır.

kimlerin duası kabul olunmaya daha yakındır sorusuna dönecek olursak, islami kaynaklardan çıkarılan şu kişilerin duaları kabule yakındır diyebiliriz.

  1. Oruçlu Kimsenin, Âdil Devlet Başkanının ve Mazlumun Duası kabul olunur.

Hz. Peygamber efendimiz şöyle buyuruyor.

“Üç kimsenin duası reddedilmez: İftar edinceye kadar oruçlu kimsenin, âdil devlet başkanının ve mazlumun duası. Allah, mazlumun duasını bulutların üzerine kaldırır ve o dua için sema kapılarını açar ve ‘İzzetime yemin ederim ki belli bir süre de olsa mutlaka sana yardım edeceğim’ buyurur.” (Tirmizî, De’avât, 115,129; İbn Mâce, Siyâm, 48; bk. İbn Hıbbân, Ed’ıye, 17, No:17228)”

“Allah, Müslümanlara zayıfların duası sebebiyle yardım eder.” (Taberânî, No: 4160)

O halde, oruçlunun duasını alalım.

Mazluma Yardım edelim.

Adil Devlet başkanından dua isteyelim.

  1. Misafirin, ev sahibine yaptığı dua ile Anne-Babanın Çocuklarına Duası, Mazlumun duası ve bedduası

“Hiç şek ve şüphe yok ki üç kimsenin yaptığı dua kabul edilir: Anne-babanın çocuklarına yaptığı dua, misafirin duası ve zulme uğramış kimsenin duası.” (Ebû Davud, Salât, 364; Tirmizî, De’avât, 48; bk. Heysemî, Ed’ıye, 17, No:17229)

Misafire hürmet edelim.

Anne ve Babamıza “Öf” bile demeyelim. Onların dualarını alalım ve mazlumun bedduasından kaçınalım.

Mazluma kol kanat gerelim.

Ne zulmeden olalım, ne mazlum.

  1. Mü’minlerin Birbirlerine doğrudan ve Gıyaplarında Yaptıkları Dua

“Hiç şüphesiz en süratli kabul edilen dua, bir mü’minin bir mü’mine gıyabında yaptığı duadır.” (Ebû Davud, Salât, 364; Buhârî, Edebü’l-Müfred, No:623)

“İki dua vardır ki bu dualar ile Allah arasında perde yoktur. Mazlumun duası, kişinin müslüman kardeşinin gıyabında yaptığı dua.” (Heysemî, Ed’ıye, 17, No:17231)

“Bir kimse kardeşinin gıyabında dua ettiği zaman melekler, ‘âmin, aynısı sana da verilsin’ diye dua ederler.” (Ebû Davud, Salât, 362)

  1. İsm-i A’zam ile yapılan dualar

İsm-i Azam, Cenab’ı Allah’ın en büyük, en yüce ismi demektir.

Peygamberimiz bir defasında mescide gelen ve namazdan sonra dua eden bir kişi hakkında;

“Bu kimse, Allah’ın ism-i a’zâm’ı ile dua etti ki İsm-i A’zâm ile dua edildiğinde Allah bu duayı kabul eder ve bu isimle istenince Allah verir” (Hâkim, De’avât, I, 504; Ebû Ya’lâ, Zikir ve Dua, No:1124) buyurdu.

Bütün islam Alimleri, bütün islam tarihi boyunca İsm’i Azamı bulmaya çalışmışlardır. Bu konuyla ilgili detaylı bilgiler için İsm-i A’zam bahsimize bakabilirsiniz.

  1. Hac ve Umre Yapanların Duası

“Hacılar ve umre yapanlar Allah’ın (evininin) ziyaretçileridir/ elçileridir. Kendisine dua ederlerse dualarına icabet eder, O’ndan bağışlanma dilerlerse onları bağışlar.” (İbn Mâce, Menâsik, 5)

“Kim Allah için hacceder de (Allah’ın rızâsına uymayan) kötü söz ve davranışlardan ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, (kul hakkı hariç) annesinin onu doğurduğu günkü gibi (günahlarından arınmış olarak hacdan) döner.” (Buhârî, Hac, 4; Nesâî, Menâsikü’l-Hac, 4; Müslim, Hac, 438; İbn Mâce, Menâsik, 1)

O hale, hac ve umre’de bol bol dua edelim. Veya Hac ve Umre yapanlardan dua isteyelim.

  1. Allah Yolunda Cihat Eden Gazilerin Duası

“Allah yolunda cihat eden gaziler, hac ve umre yapanlar Allah’ın elçileridir. Kendisine dua ederlerse dualarına icabet eder, O’ndan bir şey isterlerse onlara verir.” (İbn Mâce, Menasik, 5

6. Esma Zikri Neden Önemlidir?

Esma-ül Hüsna ile ilgili A’râf Suresi 180. Ayette “O’na (Allah’a) o isimlerle dua edin” buyururken, sahih hadislerden biri “Şüphesiz Allah’ın (C.C.) 99 ismi vardır, kim bunları ezberleyip manasını düşünerek sonuna kadar sayarsa cennete girer “ buyurulurken, diğerinde ise “Allah’ın güzel isimlerini ezberledikten sonra eksiksiz olarak sayanlara cennetin müjdelendiği” belirtilmiştir. Bu müjdeler neticesinde Esma-ül Hüsna okuma şekilleri açısından yüz Müslümanlar Esma-ül Hüsna’yı dillerinden düşürmeyip zikirlerinin tamamına katmaya başlamışlardır.

7. Esma-ül Hüsna’ların Sözlük Anlamları ve Özellikleri  nelerdir, bilmek gerekli midir?

Allah’ın isimlerinin her birinin farklı sözlük anlamları olmakla beraber, inananların edecekleri dua ve dilekleriyle ilgili Allah’ın farklı isimlerinin zikredildiği görülmektedir. Bol rızık istenen dualarda Allah’ın Rezzak ismi Günahların affı dilendiğinde Allah’ın Rahim, Afuv ve Gafur ismi Çok sıkıntıya düşülen ve ferahlamak için edilen dualarda Allah’ın Vasi ismiyle dua edilmektedir.

Esma’ların anlamını bilmek, onları zikrederken, ne istediğimizi bilmeye vesile olacağından ve tefekkürümüzü derinleştireceğinden, daha uygun olacaktır.

 Sözlük anlamları haricinde Esma-ül Hüsna isimlerinin her biri için farklı anlamlar taşıdıkları da görülmektedir. Esma-ül Hüsna isimleri, Çok istenen şeyler ve dileklerin yerine gelmesi Edilen duaların kabul edilmesi Hane üzerindeki sıkıntıların uzaklaşması Hastalıkların iyileşmesi için Allah’ın isimlerinin zikredilmesi sıkça yapılmaktadır. Esma-ül Hüsna’nın özellik ve hususiyetleri adı verilen bu durum İslam alimleri tarafından bu yönde çok önemli ve miras niteliğindeki önemli eserler yazılmasına neden olmuştur.